İnternet İnsana Ne Kazandırır? - Dijital Pazarlama Uzmanı

İnternet İnsana Ne Kazandırır?

mm

Selam dostlar, bugün sizlere belkide son zamanların en karmaşık sorusunun yanıtı vermeye çalışacağım. Bu sorunun anlamı herkes için farklı olduğu gibi cevabı da herkes için farklı. Soru şu ; İnternet İnsana Ne Kazandırır?

Bu sorunun kesime göre değişen bir çok cevabı var. Hiç bir şey kazandırmaz. Boş zaman öldürücü bir şey. Onu kullanan var mı? Olmazsa olmaz naptın abi ya. Para para para para $₺€ ve takipçi daha çok takipçi. gibi bir çok cevap alınabilir. Tüm bunları değerlendirirsek bize neler katacağını göreceğiz.

Öncelikle İnternet’i tek bir olay için düşünmemek gerekiyor. İnternet tek bir işe yarayan araç değil. Örneğin araba gibi değil, arabanın amacı ve yapacakları bellidir. Yada bir bardak gibi değildir. İnternet İsviçre çakısı gibidir, bir çok işlevi ve bir çok özelliği olan yeni bir dünya. Şuan kinden farklı bir dünya. Bunu yıllarca filmlerde bize anlattılar fakat kimimiz anlamak istemedik. Bunun belkide en iyi örneklerinden birisi Matrix olabilir.

İnternet dünyası bulunduğumuz dünyadan farklı, çünkü burada kötü insan yok. Burada kötü birisi yada fakir birisini göremezsiniz. Burası mükemmellerin dünyası. Şimdi herkes saçmalama diyecek fakat etrafınıza bir baksanıza. Facebook, Twitter yada diğer tanıştığımız mecralarda insanların okudukları okullara, attıkları resimlere ve paylaştığı yazılara. Sanki herkes çok ünlü ve mükemmel bir eğitim almış gibi. Türkiyeyi İnternet’ten inceler ve insanlarına bakarsanız mükemmel bir eğitim seviyesi ve nazik bit toplum görürsünüz. Ve bu da bize İnternet’in kötü yanını gösteriyor, Yalan. Bize yalanın kendisini gösteriyor.

İnternet insana otorite katıyor. Sokakta sıradan birisi iken elinize aldığınız cep telefonu sayesinde artık saygın birisi oluyorsunuz. Sokakta sizi tanımayan insanlar dijital dünya yani İnternet dünyasında tanıyor. Ve buda sizi iyi hissettiriyor. Gerçek hayatta istediği değeri görmeyen içine kapanık yada asosyal insanlara yeni bir yaşam amacı veriyor İnternet.  Özgürlük adı altında istediğinizi. Oturduğunuz bilgisayara elinizi koyup ekrana bakarak size özgürlüğü vaat ediyor. İlginçtir ki buda sizi mutlu ediyor.

İnternet dediğim gibi İsviçre çakısı gibi sadece bu tarafında bakmak olmaz diğer taraflarına da bakmak lazım. Tam bir bilgi kaynağı artık sayfalarca kitap arasında bulamayacağınız bilgiyi tek tuşla bulabiliyorsunuz. Bir kitap basmak yerine Blog açıyor, sinemaya gitmek yerine İnternet’i kullanıyorsunuz. Artık her şey İnternet’e girdi. Kitaplarımız, Oyunlarımız, Müziklerimiz ve Özel hayatımız.

İnternet sadece bunlarla da bitmiyor. İnternet her geçen gün gerçek yaşamda ki hayatı da etkiliyor. Onu kullanmasanız bile etkileniyorsunuz. Tabi ki tahmin ettiğiniz gibi iş dünyasından bahsediyorum. Normal reklamcılık öldüğü gibi dijital reklamcılık patlama yaşıyor. İnsanlar gazetelere bakmak yerine İnternet sitelerine bakıyor. Bilboardlara bakmak yerine bannerlara bakıyor. Emlakçi ya gitmek yerine Emlak sitesine bakıyor. Araba pazarı yerine İnternet’e giriyor. Bir çok sektör İnternet sayesinde yok oldu ve yok olmaya devam ediyor.

İnternet dünyası öyle bir hal oldu ki artık en işlek caddede bir dükkan sahibi değil en ön sayfada bir site sahibi olmak istiyorsunuz. Artık para gerçek dünyada değil dijital dünyada. Parayı görmeden eşyalarınızı alabiliyor ve kullanabiliyorsunuz. İnternet insan oğlunun en büyük buluşu haline geldi.

İnternet bir iletişim şekli oldu. Her geçen gün gelişen İnternet anlık çeviri, görüntülü konuşma, sipariş verme, toplantı yapma gibi şeyleri de içine aldı. Bir buz dağından kopan kar tanesi gibi her geçen dakika büyüyor ve çığ gibi devam ediyor. Bunu arkasına alıp koşmayan altında kalıyor. İnternet’i ne çok nede az kullanmalıyız, tam kıvamında hayatımızı idare edecek kadar.

İnternet hayatımıza çok şey kattı, çok şey getirdi ama çok şeyde götürdü. Arkadaşlık, sohbet, hüzün ve sevinç. İnternet bununla beraber sokak hayatını arkadaşlık kavramlarını götürdü. Sosyal medyada 5 bin arkadaşınız varken 2 kişiyle buluşu yorsanız sizden çok şey götürmüş demektir. Kahkahalar yazarken yüzünüzde gülücük yoksa İnternet sizden de çok şey almış demektir. İnternet duygularımızı aldı. Konuşurken biriyle sevinçli mi yoksa hüzünlü mü olduğunu anlayamadığımız gibi tamamen menfaat ilişkilerini oluşturmuştur.

Bence İnternet kötü alışkanlıkları olan bir kardeş gibi. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Katlanıcaz işte napalım. Bir başka yazımda görüşmek üzere esen kalın.

Hakkımda

Yazılım mühendisliği, grafik tasarım ve fotoğrafçılık okumuş. Dijital Pazarlama Uzmanı. Araştırmayı ve öğrenmeyi seven, başarıyı arzulayan. Din ve Bilim meraklısı, vaktini sürekli eğitime harcayan. Eğlenceli ve sevecen. Aktif olarak 7 yıldır İnternet dünyasında olan. Müzikten asla vazgeçemeyen yengeç burcu ve karıncadan korkan grafiker aynı zamanda yazılım uzmanı.